23 Ekim 2010 Cumartesi

Köfte Bahane, Mobilya Şahane


SADULLAH ORGAN
09-10-2010
İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu(İMTG) Başkanı Ahmet Güleç, mobilyada nicel büyüme değil, nitel büyümenin daha önemli olduğunu belirterek, `Daha çok çalışırsak, Avrupa`nın mobilya üssü oluruz` dedi.

5 Ekim 2009 tarihinde ‘İnegöl Mobilyasını Geleceğe Taşımak` sloganı ile kurulan İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu (İMTG), Hotel Angelacoma`da düzenlenen toplantıda bir yılda yapılan çalışmaları değerlendirdi.

Tanıtım Grubu Başkanı Ahmet Güleç, iyi niyetli olarak gelen önerilere her zaman açık olduklarının altını çizerek, İnegöl`ün,
mobilyanın fikir lideri olduğunu söyledi. İnsanların, bir şeyi geliştirme konusunda verdiği mücadelenin, alternatif gösterilmeden eleştirilir hale getirildiğini belirten Güleç, `Bir yıl önce Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi ile bir araya gelerek mobilyanın daha çok tanıtılması ve geliştirilmesi konusunda bir çalışma yapmak için toplantı gerçekleştirmiştik. Toplantının ardından bütün mobilyacıların olduğu bir iftar yemeğinde iki konuya dikkat çektik. Birinci çalışmamız reklamla ilgiliydi. İkincisi ise alternatif bir fuar düzenleyip, fuardan iskonto alınmasıydı. İki konudan, reklam konusu kabul edildi. Çünkü 20 yıldır reklam yapamadık. Sonrasında İnegöl Mobilyası Tanıtım Grubu kuruldu. Yönetimimizde bir kaç mobilyacı olmasına rağmen, mobilya işiyle uğraşmayanların performansı, İnegöl`de bu konuda çok şeyin yapılacağı sinyalini verdi. Bu güne kadar 30 toplantı yaptık. Reklam ajansları ile görüşmeler yaptık. Sonrasında bütçe kurma konusunda çalışmalar gerçekleştirdik. O zaman İTSO`dan 150 bin ve belediyeden 150 bin lira olmak üzere bize taahhüt edilen 300 bin liradan başka bütçemiz yoktu. 3 bin 200 uçuşun yer aldığı Skylife dergisinde reklamımız var. Uzak doğu uçuşlarının çoğunu THY yapıyor. İnegöl mobilyası tanıtılıp, güçlendiğinde, mobilyacıda güçlenecek ve medyaya da bütçe ayıracağız. Mobilyacısının güçlenmesi demek, İnegöl`ün güçlenmesi anlamına geliyor` dedi.

NİTEL BÜYÜME ÖNEMLİ.....

Mükemmelliğin bir sonuç değil, süreç olduğunu ileri süren Güleç, bu sürece nerden başlanıldığının önemli olduğunu vurguladı. Güleç, İnegöl`ün genel anlamda mobilyasının gelişmesinde, nicel değil, niteliksel böyümenin önemli olduğunu öne sürdü. Güleç, `İbadetin azda olsa sürekliliği makbuldür. İnegöl, mobilyanın fikir lideridir. Bu liderliğimizin, 2. OSB`nin bitmesiyle beraber kapasite liderliğine dönüşeceğini düşünüyoruz. Daha çok çalışırsak, Türkiye`nin değil Avrupa`nın mobilya üssü oluruz` diye konuştu.

`Köfte Bahane Mobilya Şahane` sloganının hep olumlu tepkiler aldığını bildiren Güleç, şunları kaydetti:
`Köftemizde reklam oluyor, mobilyamızda. Biz bu sloganı, ‘Çay kahve bahane, sohbet şahane` sözünden aldık. Yani sonuçta bir kahve içmenin kırk yıl hatırı vardır. Köftemizin de mobilya ile değeri vardır. Köftemizin imajı mobilyamızla yarışır niteliktedir. İki önemli değerimizin, tek reklamda bulunması bizim için bir fırsattı. Yıllar içerisinde, İnegöl`den geçenler ya durup köftesini yedikten sonra mobilyasına bakmıştır ya da mobilyasına bakarken köfte yemeden gitmemiştir`

Cem Taşkıner
07.10.2010 / 23:49:52
Önceki gün Angelecoma Otel’de Mobilya Tanıtım Grubunun 1 yıllık değerlendirme toplantısına katıldım. Yerel basınla bir araya gelen İnegöl Mobilyacıları, yaptıklarını çalışmaların yanı sıra eleştirilere de cevap verdiler. Zaten Ahmet Güleç konulmaya başladığında meşhur resim yapma hikâyesi ile başladı. Çarşı ortasına sergileyip beğenmediğiniz yerleri karalayın dediğinde herkesin karaladığı, beğenmediğiniz yerleri düzeltin dediğinde de hiç kimsenin elini sürmediği o hikâye. Konuşmasının ardından ben ilk olarak söz aldım ve 3 soru sordum. Biri web sitesi ile ilgiliydi. Açıkçası 1,5 milyon TL harcayan bir tanıtım grubundan daha estetik bir site beklerdim dedim –ki hala aynı noktadayım- İkincisi ‘Köfte Bahane, Mobilya Şahane’ sloganından dolayı herhangi bir tepki alınıp alınmadığıydı. Olumlu tepki aldıklarını ifade ettiler. Tam tersini düşünün ‘Mobilya Bahane, Köfte Şahane’ denilerek bir reklam yapılsa, köftecilerin İnegöl köftesini böyle tanıttıklarını görseniz rahatsız olmaz mısınız diye de sordum. Bir taşla iki kuş vurulduğunu ifade ederek rahatsızlık yok dendi. Son olarak da Bursaspor’a forma reklamı ile alakalı konuyu gündeme taşıdım. Çok yüksek maliyetli olduğunu, Türk Hava Yollarının dahi 3 milyon dolarlık fiyata olur vermediğini ifade ettiler. Ben web sitesi konusunda hala ısrarla www.inegolmobilyasi.com.tr adresindeki tasarımın çok ama çok basit olduğunu savunuyorum. Görsellik açısından bir kere daha bakın ve değerlendirin. İkincisi köfte bahane, mobilya şahane ifadesinden tatmin olduğumu ifade edebilirim. Bursaspor konusu ise sanırım esnaftan para toplamakta sıkıntı yaşayan grubun, bir de bu miktarı daha üst noktalara taşıma imkanı yok gibi. Ben Mobilya Tanıtım Grubunun çalışmalarını büyük beğeni ile izliyorum. Güzel bir çalışma yapılıyor. Zaten olması gereken de bu. Son eklemem de şu, İnegöl dışındaki yerel gazeteleri düşünün derim. Haber Yorum’dan Ümit Karaş’ın bu önerisi bence gayet mantıklı. Hem maliyet açısından da daha düşük olur.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Bir markaya isim vermek


Marka Yönetimi
Bir markaya isim vermek

İster büyük bir kurum olsun ister küçük bir mağaza, ister bir hızlı tüketim ürünü olsun ister bir ara mal, ister bir fabrika olsun ister bir hizmet firması, ister bina olsun ister proje, ister film olsun ister kitap, ister yarışma olsun ister web alanı, bir ticari varlığa isim vermek hiç kolay değildir ve kolay da olmamalıdır.

Ticari varlıklarımıza/değerlere isim verirken genellikle çok düşünmeyiz. Halbuki markalaşmak, sürekli büyümek ve yüzyıllara meydan okuyan bir değer yaratmak istiyorsanız, isim seçerken çok iyi düşünmeniz ve karar vermeniz gerekir.

Her marka, ilgi görmek, hatırda kalmak, bilinir olmak, müşterinin ilk tercihi olmak için yola çıkar. İyi bir marka ismi bulmak, markalaşmanın en önemli parçalarından biridir. Doğru marka ismi sizi rakipleriniz karşısında maça 1-0 önde başlamanızı sağlar.

“İyi bir marka ismi nasıl olmalıdır” sorusunun literatürdeki cevaplarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

Telaffuzu kolay olmalı, kulağa hoş gelmeli, kolay anlaşılır olmalı, sesli ve sessiz harflerin yan yana gelmesinden oluşmalı, yazılması kolay olmalı

Bellekte kolaylıkla yer edinebilecek ilginçlikte olmalı, çarpıcı ve dikkat çekici olmalı

Rakiplerin adlarına benzememeli. Başka sektörden adlara da benzememeli.

Nadir olmalı

Türkçe karakterler içermemeli, az heceli olmalı

Hiçbir dilde kötü ve ters anlam içermemeli

Negatif olmamalı

Tescili ve alan adı müsait olmalı

Ürünün yararlarını öne süren bir içeriğe veya anlama sahip olmalı, ürünün niteliklerini düşündürmeli, hedef kitlede doğru çağrışım yapmalıdır.
hedef kitlenin değer yargılarına ters düşmemelidir.

Kategori ile ilgili olmalı, yapılan işle uyumlu olmalı

Yarar içermeli

Piyasadaki markaları yukarıdaki kriterlere göre puanlandıracak olsak bir çoğu sınıfta kalırdı. Elbette, sınıfta kalanların bazılarının bilinirlikte ve satışta başarılı olduklarını görürdük. Bu başarı için çok bedel (sermaye, emek, zaman vb…) ödediklerini de tahmin edebilirsiniz. Doğru marka ismi sizi hedeflerinize daha kolay ulaştıracaktır.



Doğru ismi bulmak için, bilinçli firmalar şirket içinde çalışma grupları oluşturmaktadır. Reklam ve halkla ilişkiler ajanslarını çalıştırmaktadırlar. Interbrand, Landor gibi Branding (kurumsal kimlik) ajanslarını tutmaktadırlar. Marka tescil firmalarından öneriler istemektedirler. Marka danışmanlarının görüşlerini almaktadırlar.

Bazı firmalar isim önerileri bulmak için çalışanların veya müşterilerin veya halkın katıldığı yarışmalar düzenlemektedir.


İsim önerileri getiren yazılımlar bile mevcuttur. Söz konusu yazılımlara gerekli bilgileri girdiğinizde bir tuşa basarak binlerce isim önerisi alabilmektesiniz. Bu tip yazılımlar marka tescil şirketlerinde mevcuttur.

Birinci Aşama

Öncelikle isim vereceğiniz ticari değerin; tanımı, müşteriye sunduğu faydası, vizyonu, hedef kitlesi, konumlandırması, kişiliği nedir, net bir şekilde belirleyin. İsim verilecek şeyi (firma, ürün, hizmet...) enine boyuna inceleyin. Fiziksel ve duygusal içeriğini araştırın. Müşterilere ne sattığınızı, ne sunduğunuzu, nasıl faydalı olduğunuzu tekrar tekrar düşünün. Varlık sebebinizi netleştirin.

İkinci Aşama

Markaya isim vermeden önce gelecekteki marka mimarinizin şemasını çıkarın. İleride hangi ürünleri üretebilirsiniz, hangi firmaları kurabilirsiniz? Onlara başka bir ad mı vereceksiniz? Alt ürünleriniz/modelleriniz olacak mı? Başka segmentler için de marka yaratacak mısınız? Gelecekte kuracağınız şirketlerin adları ne olabilir? Holdinginize ne ad verirdiniz? Tüm bu ve benzeri sorulara cevaplar üretmeden isim bulmaya kalkışmayın.


Üçüncü Aşama

İsim önerileri bulmadan önce yapmanız gerekenler.

· İsim bulmaya çalışmadan önce direkt ve endirekt rakiplerinizin listesini çıkarın. Bu rakiplerin alt, üst ve yan markalarının listesini de çıkarmayı unutmayın.

· İşinizi tanımlayan kelimeler, kavramlar, söylemler, sloganlar bulun. İşinizle alakalı terimler, kelimeler, kavramlar, cümleler bulun.

· Bunları bir tahtaya yazın veya post-it’lere yazarak duvara yapıştırın.


Dördüncü Aşama

Şimdi isim önerilerininiz liste halinde sıralayın. Hiçbir önerinizi elemeden yazın. Öneriler üzerinde tekrar düşünün ve yeni öneriler bulun. İsim önerileri için şu kaynaklardan yararlanın; İnternete bağlı bilgisayar, Ansiklopedi, Dil Sözlükleri (Türkçe, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince), Mitoloji Sözlüğü, Deyimler sözlüğü, Atasözleri sözlüğü, Kavram sözlükleri… Başkalarından isim önerileri isteyin. (Onlara brief vermeyi unutmayın. Önerileri elemeden yazın)



Önemli Not: İsim önerileri listesi oluşturma işini beyin fırtınası, beyin haritalama, yarışma, anket gibi yöntemlerle de yapılabilirsiniz.

Beşinci Aşama

Yüzlerce öneri içeren listeyi harf sırasına göre sıralayın. Rakiplerinizi çok andıranları eleyin. Uluslar arası uygunluğu olmayanları eleyin. Kalan isim alternatiflerinden fonetik, semantik ve tipografik açılardan uygun olmayanları eleyin. (Marka adının ses özellikleri, anlam özellikleri ve yazıya dönüştüğündeki görünüm özellikleri önemlidir.) Fonetik eleme için isim önerilerini yüksek sesle okuyun. Kulağa hoş gelmeyenleri, telaffuzu zor olanları eleyin. 4 heceden fazla olanları eleyin. Semantik eleme için sözlük ve Google kullanın. Anlamı olumsuz ve argo olanları ve işin özünden uzak isimleri eleyin. Tipografik eleme için logo yapımına uygun olup olmadığına bakın. Yan yana 3 ve daha fazla sessiz harf veya sesli harf içerenleri eleyin. Şimdi short-list’iniz hazır. (En az 20 isim önerisi içermelidir)

Önemli Not: Beğenmediklerinizi veya çok farklı bulduklarınızı elemeyin. Bekleyin.


Altıncı Aşama

Kısa listedeki isimlerin tescil durumlarını araştırın. (Bu araştırma için www.turkpatent.gov.tr sitesini kullanabilirsiniz) Tescilli olanları eleyin. Kalanların alan adlarını araştırın. (.com, .com.tr, .net veya .biz adreslerinden en az biri boş olanlar kalsın, diğerlerini eleyin.) Elinizde en az 5 isim kalmış olmalı.

Önemli Not: 5 isimden daha az kaldıysa, dördüncü aşamaya geri dönün ve yeni isim önerileri bulun.

Yedinci Aşama

Bu 5 isim için etrafınızın (yaklaşık 20 kişinin) görüşünü alın ve isim önerilerinizi 3’e indirin. Bu kişiler arasında üst düzey yöneticileriniz de olsun. Anket veya beyin fırtınası yöntemini kullanabilirsiniz.

Önemli Not: Görüşünü aldığınız kişilere elenen isimlerin listesini de (eleme nedenlerinin de yazılı olduğu) vermenizde fayda var.


Sekizinci Aşama

3 alternatiften birini seçmek için hedef kitlenizin görüşünü alın. Bunun için araştırma şirketi kullanın. Veya siz karar verin.



Önemli Not: Bir marka adı, pazar ve müşteri araştırmaları sonucunda netleştirilmelidir.



(Siz de bu aşamaların hakkını verirseniz iyi bir isim bulabileceğinizden emin olabilirsiniz.)



Günümüzde bir numaralı sorun, ticari varlığınız için kullanabileceğiniz bir adın var olup olmadığıdır. Yeryüzündeki şirket sayısı 200 milyon, tescilli marka sayısı 40 milyonun üzerindedir. Sizin aklınıza gelen bir isimin başka bir girişimci tarafından kullanılıyor olması ihtimali çok yüksektir. Standart bir sözlüğün sözcük sayısı yaklaşık 100 bindir. Türkçe, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Latince sözlüklerini üst üste koysanız size 1 milyon kelime ancak sunar. Ki bu sözlüklere sizden önce bakıp bu 1 milyon kelimeyi kullanan epey bir girişimci olduğunu çok rahatlıkla söyleyebilirim.



Genelde girişimciler bir markaya isim verirken kendi soyadlarını kullanmayı severler. Şirket ve marka isimlerine aile isimlerinin verilmesi sadece Türkiye’de değil, bütün dünyadaki aile yönetimi ağırlığı olan şirketlerde görülmektedir. Örnek: Disney, Toyota, HP (Hewlett-Packard), Benetton, Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Doğan



Bana sorarsanız, asla hiçbir ürününüze ve/veya hizmetinize aile adınızı vermeyin. Bu markalama stratejisi sayesinde, söz konusu şirketlerden birini sattığınızda veya kapadığınızda elinizde kalan şirketleri/markaları olumsuz etkileme ihtimalini ortadan kaldırmış olursunuz. Üstelik aile adını verdiğiniz markayı gelecekte iyi fiyata satamayacağınızı unutmayın.



İlk şirkete aile adını vermeniz durumunda dahi, sonradan kurduğunuz şirketlerin adını farklı koymanız daha doğrudur. Tüm şirketleri bir arada toplayan ana şirket (holding) oluşturmaya karar verdiğinizde aile adınızı kullanabilirsiniz. Bu durumda aile adına sahip şirketlerin adlarını değiştirmeniz daha uygun olacaktır.



Birden fazla iş kolunda şirkete sahip olmayı amaçlayan bilinçli iş adamları genellikle soyadlarını kurdukları şirketlere ve ürünlere vermezler. Böylece aynı markaya sahip bir sürü şirket ve ürün ortaya çıkmamış olur. Soyadlarını ileride kuracakları “Holding” benzeri ana şirkete saklarlar.



Farklı alanlardaki şirketler için birbirinden farklı isimler bulmak Marka Mimarisi açısından uzun vadede daha doğru bir markalama stratejisidir.


İsim vermek için sözlükleri kullanamıyorsak, soyadımızı kullanamıyorsak, markalar için sözcük bulamaz hale gelmemiz uzak değildir, diye düşünüyor olabilirsiniz. Merak etmeyin. Yaratıcı düşünce isim bulma zorluğunun da üstesinden kolayca gelebilmektedir.


KAYNAK: Murat ŞAYLAN

19 Ekim 2010 Salı

Büyük beden markası Thinkplus, yüzünü buldu


Ölçüsüz güzellik sloganıyla yola çıkan ve Türkiye’nin ilk ve tek e-büyük beden markası olan Thinkplus, internet üzerinden gerçekleştirdiği yarışma ile markanın yüzü olacak yeni modelini seçti. Yarışmanın birincisi seçilen Tülay Topaloğlu‘na kazandığı hediyelerin yanı sıra, modellik yolu da açılmış oldu.


Thinkplus Yüzünü Arıyor Yarışması
KURUMSALHABERLER , 01.10.2010 -- Thinkplus markasının internet üzerinden düzenlediği ve 600’ün üzerinde katılımın olduğu ‘Thinkplus Yüzünü Arıyor’ yarışmasında birinci belli oldu. Adaylara internet üzerinden verilen oylar ilk 10 kişiyi belirlerken jüri üyeleri 29 Eylül gecesi düzenlenen yemekte bu 10 kişi içerisinden ilk üçe karar verdi. Yarışmada birinci seçilen Tülay Topaloğlu internet üzerinden yapılan oylamada da en yüksek oyu almıştı. Yarışmada ikinci seçilen isim Dilara Özgören olurken üçüncülük Melek Sultan Özkahraman’ın oldu.

Muhteşem ödüller
Thinkplus Yüzünü Arıyor yarışması sonunda birinci seçilen Tülay Topaloğlu 2 kişilik Paris seyahati kazandı. İlk üçe giren adaylar modellik dersleri sonrası Thinkplus mankenliğini yapma fırsatı yakalarken yarışmada en çok oyu alan ilk 10 kişiye MP3 çalar hediye edildi.

Akaretler Der Die Das’ın sıcak ortamında yenen samimi yemek sonrasında jüri tercihlerini açıkladı. Gecede tüm adaylar ve jüri kaynaşırken, katılımcılar bolca sohbet etme fırsatı yakaladı.

Thinkplus firma sahibi Selim Onan geceyle ilgili şu yorumda bulundu: “Bu gece burada katılımcılarla bir araya geldiğimiz için çok memnun olduk. Türkiye’de büyük beden giyim konusunda hem çeşitlilik hem de kalite anlamında ciddi sıkıntılar var. Biz Thinkplus olarak bu konulara çözüm getirmek ve alternatifleri artırmak için yola çıktık. Firma olarak büyük beden model bulmakta da zorlanıyoruz. Bu sebeple bu yarışmayı uygulamaya koyduk ve birlikte çalışacağımız modelimizi internet sitemiz aracılığıyla seçelim istedik. Bu gece büyük beden modelliği konusunda ilk adımlarını atan adaylarımızı önümüzdeki günlerde Thinkplus kataloglarından takip edebilirsiniz.”

18 Ekim 2010 Pazartesi

"Arda Turan" artık bir marka


"Arda Turan" artık bir marka

Hakan Şükür ve Hidayet Türkoğlu'ndan sonra Galatasaraylı futbolcu Arda Turan da markasını tescil ettirdi. TPE'ye başvuran Turan, tescil işleminden sonra parfümden, tişörte kadar birçok üründe markasını kullanacak.
Son günlerin özel hayatıyla popüler isimlerinden Galatasaraylı futbolcu Arda Turan markalaştı. Türk Patent Enstitüsü'ne (TPE) başvuran Arda, ismini markalaştırdı. Ünlü futbolcu, tescil işleminden markalaşmanın avantajlarını yaşayacak, parfümden tişörte kadar uzanan yelpazede markasını kullanabilecek. Sinem Kobal'la beraberliği gündemden düşmeyen Arda'dan önce Hakan Şükür, Hidayet Türkoğlu, Özcan Deniz, Şahan Gökbakır'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim markalarını tescil ettirmişlerdi.

BAŞVURU 85 BİNİ BULACAK
Marka başvurularında 2010 yılının ilk altı aylık diliminde önemli bir artış oldu. Yerli marka başvuruları geçen yılın aynı dönemine göre yüz 24 oranında arttı. Başvuruların bu hızda yürümesi halinde yıl sonunda başvuru rakamının 85 bine dayanması bekleniyor. Marka başvurularında son birkaç yıldır Avrupa'da Fransa ve Almanya'nın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye'nin 2010 yılı sonunda bu ülkeleri yakalaması bekleniyor.

ÜÇ ALANDA İKİ İL ÖNDE
En çok patent, marka ve tasarım başvurularının yapıldığı illere bakıldığında her üç alanda da İstanbul ve Ankara ön plana çıkıyor. 2010 yılının ilk altı ayında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya, İzmir patent başvurusunda bulundu. Marka başvurusu yapan iller İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya oldu. Endüstriyel tasarım başvurusu ise İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir ve Kayseri'den yapıldı.

Toptan yumurta fiyatları artıyor.


Türkiye’nin önemli yumurta üretim merkezlerinden Kayseri ve Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesinde toptan yumurta fiyatları bu hafta da arttı.

Kayseri Tavukçuluk ve Yumurta Üreticileri A.Ş (KAYTAŞ) Genel Müdürü Ahmet Behiç Salt, beş haftadan beri artan yumurta fiyatlarının, bu hafta da yükseldiğini söyledi.

Kayseri’de toptan yumurta fiyatları kuruş olarak şöyle:

YUMURTA GEÇEN HAFTA BU HAFTA

Sarı Duble 15,6 15,8
Sarı Anaç 15,4 15,7
Beyaz Duble 15,6 15,8
Beyaz Anaç 15,4 15,7
Yeni Anaç 14,5 14,7
Yarka 13,3 13,5
Piliç 11,7 11,9
Kılavuz 10,5 10,7
Kayseri’de market ve bakkallarda yumurtanın tanesi 20 kuruştan satılıyor.

Afyonkarahisar’ın Başmakçı İlçesi’nde toptan yumurta fiyatları arttı. İlçede duble, eski anaç, yeni anaç, yarka yumurta fiyatları yükseldi, piliç ve klavuz ise aynı kaldı.

Afyonkarahisar’ın Başmakçı İlçesi’nde toptan yumurta fiyatları (Kr) şöyle:

YUMURTA GEÇEN HAFTA BU HAFTA

Duble 14,00 14,50
Eski Anaç 14,00 14,50
Yeni Anaç 13,00 13,50
Yarka 12,00 12,50
Piliç 10,50 10,50
Kılavuz 9,50 9,50
Afyonkarahisar bakkal ve marketlerinde ise yumurta 17-18 Kuruş’tan satılıyor.

İnegöl Mobilya Tanıtım Grubu: Sektörde Fikir Lideriyiz


İnegöl mobilyasını dünyaya tanıtmak amacıyla oluşturulan İnegöl Mobilya Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Güleç, İnegöl mobilyacılarının sektörde fikir lideri olmaya başladığını söyledi.
Ahmet Güleç, Angelacoma Otel'de düzenlenen toplantıda, İnegöl Mobilya Tanıtım Grubu'nun bir yıllık çalışmalarının sonuçlarını değerlendirdi. Güleç, bu süreçte amaçlarına ulaştıklarını kaydetti.

Mobilyanın geleceğinin daha güzel olması için bir araya geldiklerini dile getiren Ahmet Güleç, şöyle konuştu: "İnegöl halkının büyük çoğunluğu geçimini mobilyadan sağlamaktadır. İnegöl Mobilya Tanıtım Grubu'nun işi mobilyanın tanıtımını yapmaktır. Arkasında tüm STK'lar vardır. Bu destekle biz İnegöl'de istenilen her şeyi marka yapabiliriz. Bu işte herkes özveriyle çalışıyor. Her türlü tavsiyeye açığız. Tanıtım adına bütçeye ihtiyacımız var. İşadamı Mehmet Yıldız, Kastamonu Entegre bu konuda büyük destek sağladı. Tanıtım için sadece mobilyacıdan destek istemedik. Köftecisinden, kaplıca işletmecisine bu işten nasiplenen herkesten destek istiyoruz."

Avrupa'da mobilya lideri olmaya hazırlandıklarını vurgulayan Güleç, İnegöl mobilyasının reklamlarının bazı kesimleri rahatsız ettiğini savundu.

Tanıtım Grubu Başkanı Güleç, "Medyada güçlenmeden İnegöl mobilyacısının bir yere gelmesi mümkün değil, bunun farkındayız. Mobilyanın güçlenmesi demek, İnegöl'ün güçlenmesi demektir. Bizim çalışmalarımızda hatalarımız olabilir. Bu bir süreçtir. İnegöl'ün büyümesi niteliksel olmalıdır. İzmir, Ankara mobilyacısı İnegöl mobilyacısını örnek almaya başladı. Bu sevindirici bir gelişmedir. Sektörde İnegöl mobilyacıları fikir lideri olmaya başladı." şeklinde konuştu.

KÖFTENİN DE REKLAMINI YAPTIK, ELEŞTİRİLERİMİZ YAPICI OLMALI

'Köfte bahane, mobilya şahane' sloganı ile ilgili eleştirileri de cevaplandıran Güleç, şu görüşleri dile getirdi: "Bu bir atasözünden çıktı. Tam tersine köftenin de reklamı oldu. Bu sloganı İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası destekledi. Köftecilerin bu konuda tepkisi yok."

İnegöl mobilyasından çok tanıtım grubunun reklamları ön planda olduğuna dair yapılan eleştiriyi ise Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Özbek cevapladı: "Tüm İnegöl'ün reklam bütçesi sektörde bizimle birlikte aynı işi yapan sadece bir firma kadar bile yok. Lütfen çalışmalarımıza yapıcı olarak eleştiride katkıda bulununuz. Bu tanıtım grubu iyi niyetlerle bir araya gelmiştir. Aksi takdirde öz verili insanların emeğine yazık etmiş olursunuz. Dinamik yapıyı bozmayalım."

İnegöl Mobilyacılar ve Marangozlar Odası Başkanı Özcan Ayhan da, gelinen noktadan memnun olduklarını ifade etti. Ayhan, "Bu işin devamı için sahip çıkalım. Mobilyacılar Marangozlar Odası olarak biz bu işin başından beri varız. Sektörümüze destek olun. Yanımızda olun." çağrısı yaptı.

Pele, adıyla yılda 18 milyon dolar kazanıyor



Pele, adıyla yılda 18 milyon dolar kazanıyor
Brezilyalı eski futbolcu Pele, "Pele'' markasıyla, yılda 18 milyon dolar (12 milyon Euro) gelir elde ediyor.

Brezilya'da yayımlanan ekonomi ağırlıklı dergi IstoE Dinheiro'nun haberine göre, futbol dünyasının efsane ismi Edison Arantes do Nascimento, bilinen adıyla "Pele'', imajıyla dünya genelinde satışa sunduğu ticari ürün ve hizmetlerle yılda ortalama 18 milyon dolar kazanıyor.

30 yıl önce futbolu bırakan Pele, teklif edilen reklam kampanyalarında en fazla iki günlük film çekimine katılıyor ya da fotoğraflarının kullanılmasına izin veriyor. Brezilyalı eski futbolcu, 6 ayla sınırlı olan kampanya başına en az 1,2 milyon dolar (854 bin Euro) talep ediyor. Pele'ye, kampanya çerçevesinde bir basın toplantısı ya da etkinliğe katılması teklif edilirse fiyat yüzde 10 artıyor. BREZİLYA
Şimdi Ara Haber OL
530 274 94 93
Blog'da Yer Almak İçin:İletişim